Bugun...



Türkiye'de crona virüsü ve ölümler
Tarih: 20.03.2020


Dr.Seyit Ali Karagöz'e göre ;ortalama %3. Ama ben size diyebilirim ki; değil...Ölüm oranı söylenilenlerden çok daha az. Dünyanın nüfusu 7 milyarı geçmişken, bu enfeksiyon hızla yayılırken bu kadar az vaka olması normal geliyor mu sizlere? Örneğin 1 milyon kişide var diyelim ve çoğu asemtomatik veya sadece bir burun akıntısı boğaz ağrısı iken sadece yurt dışı temas öyküsü olan veyahut kliniği kötü olan hastaya bakarsan 150 binlerde vaka ve bunların çoğunun genel durumu kötüyken oran tabi ki %3 olacak. Bakılan kitler maliyetli, herkese bakılsın diyemem tabi ki. Ama insanların bilmesi lazım ki bu oran %3ten çok çok az.Korku senaryoları belki de planlanan bir durum, korkmayın sadece tedbir alın.



Dr. Seyit Ali Karagöz

Selçuk Tıp Fakültesinden 2017 yılında mezun oldu. Mecburi hizmeti tamamladıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalında asistan olarak göreve başladı. Halen aynı Anabilim Dalında çalışmaktadır.

Fotoğraf ve tarihe ilgi duymaktadır

Sağlık çalışanı olmak zordur, daha da zor olanı ise acil servis çalışanı olmaktır. Herkesin öksüren hapşıran kişilerden kaçtığı bu dönemde biz o hastaları muayene ederiz. Aslında bu her zaman öyledir bizim için; her hasta tabiri caizse patlamaya hazır bir bombadır.

 

Bu yazımda şahsi deneyimlerimi ve düşüncelerimi sizlere aktarmak istedim. Çünkü dünyada çok önemli olan bu salgın artık ülkemize de geldi ve biz sağlıkçılardan çok daha önce medya bu aksiyon filminin fragmanlarını topluma çoktan tanıttı. Zihinlerinize bulaştığını öldüren bir hastalık olarak yerleştirdi. Ne derece doğru olduğu tartışılır. Dünyada birçok ülkeden önce hatta DSÖ’den önce ülkemiz Sağlık Bakanlığının bu hastalığı önemsemesi gurur verici. Fakat bu hastalığı ülke olarak anlayabildik mi? Bence hayır... Şuan toplum nezdinde baktığımızda gereğinden fazla korku gereğinden az veya bilinçsiz tedbir var.

 

Yorucu bir acil servis nöbetimden sonra evimde istirahat ederken telefonum çaldı, arayan ise bu yazıyı bu sitede yazmamı sağlayan değerli hocamdı. Birkaç gün önce muayene ettiğim hastamın covid19 test sonucunun pozitif çıktığını söyledi. O an beynime kaynar sular dökülmüş gibi hissettim. Çünkü içerde az önce kızımla uyuyordum, eşim ise mutfakta bize bir şeyler hazırlıyordu. Ben o hastadan kaptım ise eşime ve kızıma bundan sonraki süreçte benden bulaşmaması nerdeyse imkansızdı. Oturdum ve sakinleşene kadar kendime gelene kadar olduğum yerde bekledim. Durumu yavaş bir şekilde eşime anlattığımda onun daha soğuk kanlı olması beni rahatlattı aslında. Ben bu anı yaşayana kadar bu virüsü gerçek anlamda tanımıyormuşum meğer. Patolojisi , tedavisi ve mortalitesine odaklandık, canavarı gözümüzde büyüttük. Oranlar %3 mortaliteyi gösteriyordu.

 

PEKİ ÖLÜM ORANI CİDDEN %3 MÜ?

 

İstatistikler diyor ki evet ortalama %3. Ama ben size diyebilirim ki; değil...Ölüm oranı söylenilenlerden çok daha az. Dünyanın nüfusu 7 milyarı geçmişken, bu enfeksiyon hızla yayılırken bu  kadar az vaka olması normal geliyor mu sizlere? Örneğin 1 milyon kişide var diyelim ve çoğu asemtomatik veya sadece bir burun akıntısı boğaz ağrısı iken sadece yurt dışı temas öyküsü  olan veyahut kliniği kötü olan hastaya bakarsan 150 binlerde vaka ve bunların çoğunun genel durumu kötüyken oran tabi ki %3 olacak. Bakılan kitler maliyetli, herkese bakılsın diyemem tabi ki. Ama insanların bilmesi lazım ki bu oran %3ten çok çok az.Korku senaryoları belki de planlanan bir durum, korkmayın sadece tedbir alın.

 

NE ZAMAN BİR SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURMALIYIM?

 

Bu dönemde önemli olan immün (bağışıklık) sistemi düşük olan veya çeşitli hastalıklardan dolayı bağışıklık sistemi tedavi ile baskılanan kişilerin bu hastalığa yakalanmamaları. Çoğumuz bu hastalığa belki yakalandık belki yakalanacağız. Yapmamız gereken basit bir burun akıntısı, boğaz ağrısı,  öksürük gibi durumlarda evimizde hastalığı atlatana kadar istirahat etmektir. Korkmayın sakin olun, tv kanallarında, sosyal medyalarda anlatılanlar, gösterilenler abartılmış bir boyutta. Eğer ki nefes darlığınız başlar, ateşinizi kontrol edemezseniz, klinik durumunuz kötüleşirse veyahut bağışıklık sistemi diğer insanlardan düşük olan bir kişi iseniz o zaman bir sağlık kurutuluşuna başvurmanızı öneririm. Onun haricinde toplumsal görevimiz gerekli durumda kendimizi izole ederek bu hastalığın yayılmasına engel olmak.

 

MERAK EDENLERE; EVDE NE YAPIYORUM

 

Henüz testimin sonucu gelmedi, aslında çok da önemli değil. Çünkü kendimi diğer vatandaşlardan izole ettim ve onlara bulaşmasını önledim. Testin sonucunu beklemek, pozitif olduğunu öğrenmekten daha can sıkıcı. Şu an bende, eşimde ve kızımda herhangi bir semptom yok. Genel durumumuz çok şükür iyi. Evde nasıl mı zaman geçiyor? Kitap okuyoruz, egzersiz yapıyoruz, kızımla oyun oynuyoruz, film izliyoruz; kısacası birbirimize daha çok zaman ayırıyoruz yoğun hekimlik görevimde insanların sağlığıyla uğraşmaktan aileme zaman ayıramadığımı anladım aslında bu dönemde. Sadece TV veya sosyal medyalara bakarsanız bu aralar psikolojinizi mahvederler, tavsiye etmem.

 

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA TAVSİYEM

 

Bu dönemde biz sağlık çalışanlarına, özellikle de hastanın primer olarak girdiği acil servis çalışanlarına büyük görev düşmektedir. Öncelikle kendinizi koruyun. Tabi ki her hastaya pozitif şüphesiyle yaklaşın demiyorum ama şüpheli olan her vakada tedbirinizi almayı ihmal etmeyin. Üsye semptomlarıyla gelen her hastanızın maskeli olmasına dikkat edin, hastada maske yoksa, sizlerde de yeterli ekipman yoksa ağız muayenesini gerekli tedbirler alındıktan sonra daha sonraki bir zamanlarda yapabilirsiniz.  

 

BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE ÜLKE OLARAK NE YAPACAĞIZ?

 

Bu dönemde sağlık görevlileri haricinde o kadar çok kişi konuşuyor, senaryo yazıyor ki.  İlginç önlemler, değişik tedaviler, olmayacak sonuçlar yazarak birçoğu da yanlış yönlendiriyor. Sadece bakanlığımız başta olmak üzere yetkili kişilerin bilgi aktarımını ve tavsiyelerini dikkate alın. Tuvalet ve lavabolarda temizliğinize dikkat edin, toplu yerlerde el hijyeninizi aksatmayın, hasta iseniz evinizden çıkmayın diyerek en bariz bulaş yollarına engel olabiliriz. Virüsten daha tehlikeli bir şey var ise toplumun psikolojisinin bozulmasıdır. Kendinize iyi bakın. Ülke olarak, dünya olarak atlatacağız bu dönemi inşallah.

 

Korku ve panikten uzak, gerekli ve doğru tedbirlerin alındığı bir süreç için tüm sağlık, medya ve idari görevlileri hassasiyete davet ediyorum.

Sağlıklı günler dilerim...

 

Dr. Seyit Ali Karagöz

 




Bu haber 274 defa okunmuştur.

YORUMLAR

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK HABERLERİ

YAZARLAR
EN ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HAVA DURUMU (İSTANBUL)
İSTANBUL
ANKET
resmi ilanlar Yapay Çiçek
altın
REKLAM VE SPONSOR ALANI
YUKARI